Son Haberler
Anasayfa / GÜNCEL MEVZUAAT / ivazsız intikal ve ivazlı intikal nedir?

ivazsız intikal ve ivazlı intikal nedir?

Sözcük anlamı ile İvaz”karşılık” deyimini ifade etmekle beraber “eda” veya “edim” olarak da kullanılmaktadır.

“ivazsız intikal”tabiri; hibe yoluyla veya herhangi bir tarzda olan ivazsız iktisapları ifade etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer bir şahsa intikali veraset ve intikal vergisine tabidir.

Örneğin; Gayrimenkulün eşe veya çocuğa alınması, ödemenin de aile reisi tarafından yapılması halinde “ivazsız” yani karşılıksız bir intikal söz konusu olacağından bu durum veraset ve intikal vergisine tabidir.

“ivazlı intikal”ltabiri Bir kimsenin edindiği istifadeye karşı, yükümlülük altına girdiği hukuki muamelelerdir. Yani ivazlı intikalde iktisap edilirken bir bedel ödenmiştir.

Dolayısıyla “ivaz”, bedel niteliğindedir. Bu bağlamda eğer bir hukuki neden dolayısıyla belli bir bedel ödenmesi gerekiyorsa bu takdirde yapılan bu ödeme ivazın varlığını gösterir

İvazlı İntikaller, veraset ve intikal vergisine konu değildir.

Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, miras, ikramiye, bağış gibi ivazsız intikallerin vergilendirilme yöntemini düzenleyen bir kanundur.

7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 1 inci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu, aynı Kanunun 2 nci maddesinin (d) fıkrasında ivazsız intikal tabirinin, hibe yoluyla veya herhangi bir tarzda olan ivazsız iktisapları ifade ettiği, 5 inci maddesinde de veraset ve intikal vergisi mükellefinin veraset yoluyla veya ivazsız bir tarzda mal iktisap eden şahıs olacağı hükme bağlanmıştır.

Bu hükümlere göre, malların veraset yoluyla veya her ne şekilde olursa olsun karşılıksız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikali veraset ve intikal vergisine tabi olup, verginin mükellefi veraset yoluyla veya karşılıksız olarak mal iktisap eden kişilerdir.

Diğer taraftan, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 511 inci maddesinde, taraflardan birinin diğerine ölünceye kadar bakma ve onu görüp gözetmek şartıyla bir mamelek yahut bazı mallar temlikini gerektiren aktin kaydı hayat ile bakma akdi olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu madde hükmüne göre öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmesi karşılığında yapılan hibeler ivazlı intikal olup, veraset ve intikal vergisine tabi tutulmaması gerekmektedir.

Ancak, Medeni Kanunun 364 üncü maddesinde de “Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.

Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır.

Eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler saklıdır.” hükmüne yer verilmiştir.